Kurallarımız,öneriler... ZORUNLU TANITIM!

KEDİLERDE SARILIK

KEDİLERDE SARILIK

KEDİLERDE SARILIK

 

Sarılık gerçekten çok önemli ve kapsamlı bir konu. Ben bir makale yazarken yabancı kaynaklara bakmadan önce Türkçe ne kadar kaynak var; ne kadar anlaşılabilir şekilde yazılmış olduğunu da araştırırım. Diğer yazdığım konularda gerçekten güzel kaynaklara rastlarken ‘Sarılık’ konusunda pek tatmin edici kaynak bulamadım. Elimden geldiğince sade ve tıbbi terimlerden arındırılmış bir şekilde sizlere bu durumla ilgili bir makale yazdım. Ben yazdığımdan tatmin oldum (yazar burada kendini över J ) ; umarım sizler içinde yardımcı bir kaynak olur. Gelelim konumuza…

 

Halk dilinde sarılık olarak bilinen hastalığın tıp dilindeki adı ‘İkterus’tur. Sarılık esasen kanda ve dokuda yoğun bir şekilde sarı pigmentin birikmesi anlamına gelmektedir.


SARILIK BELİRTİLERİ NELERDİR ?


Eğer bir kedi sarılığa yakalandıysa bunu en kolay tespit edebileceğiniz yerler; kedinin diş etlerinde, sklerada(gözün beyaz kısmı), gözle kulak arası olan bölgede ve kulak bölgesinin iç kısmında meydana gelen sararmadır.  Bununla birlikte eğer dokular koyu renkteyse (kedinin rengine ve ırkına göre değişkenlik gösterebilir) sarılık kendini belli etmeyebilir. Bunun yanısıra:

 

  • Kusma
  • İshal
  • Letarji (Bilinç Bulanıklığı)
  • Ateş
  • Karın ağrısı
  • İştahsızlık
  • İdrarın renginin turuncuya dönmesi
  • Dışkı renginde değişiklik
  • Artan susuzluk
  • İlerlemiş vakalarda zihinsel karışıklık
  • Kilo kaybı
  • Kanama (bu da özellikle ileri derecede karaciğer hastalıkları nedeniyle ortaya çıkan sarılıklarda görülen bir belirtidir)

 

SARILIĞA NE SEBEP OLUR ?


Sarılığa sebep olan 3 ana faktör vardır:


1.Kırmızı Kan Hücrelerinin Tahrip Olması : Bu, kan damarlarında (intravasküler) veya dalak ve karaciğerde (ekstravasküler) meydana gelebilir. Kırmızı kan hücrelerini yok etme işlemi ‘hemoliz’ olarak bilinir.


2.Karaciğer Rahatsızlıkları : Karaciğer hücrelerinin tahrip olmasına veya safranın karaciğere sıkışmasına neden olan herhangi bir hastalık, sarılığa neden olabilir.


3. Safra Kanalının Tıkanması : Safra kanalı ince bağırsaklara, safra kesesi içinden sindirim için önemli bir sıvı olan safra taşır. Tıkanma safra kesesinde veya safra kanalı boyunca herhangi bir yerde oluşabilir.


TEŞHİS


Sarılığın teşhisi genellikle fiziksel muayeneden kendiliğinden yapılabileceği gibi bazen farklı bir sebepten dolayı alınan kan örneğindeki serumun renginden daha dokularda sarılaşma başlamadan ilk aşamalarda tespit edilebilir. Bu vakalarda, sarı serum genellikle ortaya çıkabilecek problemlerin bir göstergesidir ve veteriner hekiminiz teşhis tedavi için komple bir muayene yapmalıdır.


Sarılığın esas nedeninin belirlenmesi çok zor olabilir ve sistematik bir yaklaşım gerektirir. İlkadım olarak yukarıda bahsedilen 3 sebepten hangisinin olduğunu belirlemek için veteriner hekiminiz testler yapacaktır. Bu ön testlerden sonra durumu daha iyi teşhis edebilmek için ilave ek testler yapabilir.


HEMOLİZ


Hemoliz, kırmızı kan hücrelerinin yıkımına
(eritrosit) yol açtığı için, kırmızı kan hücre sayılarının belirlenmesi,
sarılık teşhisi için yapılan ilk testlerden biridir. Bunun için
kullanılabilecek üç test vardır. Kırmızı kan hücresi sayımı, kırmızı kan
hücrelerinin tam olarak makinede sayımının yapılmasıdır. Sıkıştırılmış
Eritrosit Hacmi (PCV), kırmızı kan hücrelerini serum veya plazmadan (kan sıvı
kısımları) ayıran bir santrifüj gerçekleştirilmiş testtir. Hematokrit, az
sayıda kırmızı kan hücresi olup olmadığını belirlemenin başka bir yoludur.
Aslında, PCV'ye özdeş olan hesaplanmış bir değerdir. Bu testlerin üçü de tam
bir kan sayımının (CBC) bir parçasıdır.


Hemoliz, toksik bitkiler, kimyasallar, ilaçlar, kırmızı kan hücrelerindeki parazitler, kalp kurdu, otoimmün hastalıklar ve kanserden kaynaklanabilir. Bunlardan hangisinden kaynaklandığının sebebini belirlemek için çeşitli testlere ihtiyaç duyulmaktadır. Kediden alınan kan örneğinin mikroskop altında görsel olarak incelemek tanıda yardımcı olabilir. Bazı immün aracılı hastalıklarda, kırmızı hücreleri bir araya toplar. Bazı toksinler ile kırmızı hücrelerin rengi değişebilir. Alınan kan örneğinde kan parazitleri ve alışılmadık hücre şekilleri; hücrelerde hasar olduğuna işaret edebilir.


KARACİĞER RAHATSIZLIĞI


Bu durum için kedideki biyokimyasal parametreler çalışılır. Bu, bir kan örneği üzerinde yapılan 20-30 testlerden oluşan bir gruptur. Biyokimyasal profili karaciğer hastalığına özgü çeşitli testleri içerir. Bunların başlıcaları alanin aminotransferaz (ALT), aspartat aminotransferaz (AST), alkalin fosfataz (ALP), albumin ve toplam bilirubin'dir. Bu testler normalse de, karaciğer hastalığından şüphelenmek için bir sebep varsa, bir safra asidi analizi yapılabilir.


Bu testlerin her biri biraz farklı bir perspektiften karaciğere bakmak için kullanılmasına rağmen, sonuç olarak ortada bir karaciğer hastalığının mevcut olup olmadığına kanaat getirmek için yapılır. Hiçbiri hastalığın kesin sebebini belirleyemez. Karaciğer hastalığından şüphelenildiğinde, genellikle bir abdominal (karından) ultrason yapılır. Bu, karaciğer ve safra kanalı yapısının incelenmesine izin verir. Karaciğer biyopsisi veya karaciğerden alınmış bir hücre numunesi kesin teşhis için yardımcı olabilir. Bunun bir kaç yolu vardır:


1.İğne Aspirasyonu: Bu işlemi gerçekleştirmek için, küçük bir iğne deriye karaciğere doğru sokulur. Bir şırınga, karaciğerden bazı hücreleri aspire etmek için kullanılır. Hücreler bir cam slayt üzerine yerleştirilir, boyanır ve mikroskopta incelenir. Bu en az invaziv (dokuya ne kadar girildiği) ve hızlı testtir, ancak belirli kısıtlamalar vardır. Sadece birkaç hücre elde edildiğinden, karaciğerden temsili bir numunenin elde edilememesi mümkündür. Hücrelerin normal ilişkilerinde (doku yapısı) görüntülenmesi de mümkün değildir. Bazı hastalıklar bu teknikle teşhis edilebilir fakat bazıları tespit edilemez.


2. Büyük İğne Biyopsisi: Bu prosedür ince iğne biyopsisine benzer, ancak çok daha büyük bir iğne kullanılması dışında. Bu iğne sadece bir kaç hücre değil, bir doku çekirdeğini kurtarabilir. Numune formaldehit içinde sabitlenir ve analiz için bir patologa gönderilir. Genel anestezi gereklidir, ancak kediye çok kısa bir süre için anestezi yapılır. Komplikasyonları en aza indirmek için biyopsi iğnesinin ultrason eşliğinde yapılması önerilir. Eğer düzgün bir şekilde yapılırsa ve biraz şanslıysa, bu prosedür çok işe yarayacak bir örneğin alınmasını sağlar. Bununla birlikte, veteriner hekim biyopsi için karaciğerin kesin bölgesini her zaman seçemeyebilir. Bu nedenle, anomali olan dokuyu tespit etmek kolay değildir. Bu teknikteki en büyük güçlük, biyopsi alanındaki kanamayı kontrol edememe riskidir.


3. İnce İğne Biyopsisi: Bu, iğne aspirasyonuyla, büyük iğne biyopsisinin kombinasyonu olan nispeten yeni bir tekniktir. Numuneyi toplamak için küçük bir iğne kullanılır. Ancak, aspirasyon kullanılmaz. Biyopsi alanını doğru seçmek ve güvenliği arttırmak için kısa süreli anestezi ve ultrasonografi rehberliği gereklidir. Doku örneği, büyük iğne biyopsiden daha küçük ancak iğne aspiratından daha büyüktür. Bir sitopatolog (hücre patologu) genel olarak çok iyi bir yorum yapabilir. Bu teknik, büyük iğne biyopsisinden daha az kanama riskine sahiptir.


4. Cerrahi Biyopsi : Kedi genel anestezi altına alınır ve karın cerrahi olarak açılır. Bu karaciğerin doğrudan görselleştirilmesine izin verir, böylece biyopsinin kesin yeri seçilebilir. Karaciğerin bir parçası cerrahi olarak neşterle çıkarılır. Bu yaklaşım en güvenilir biyopsi örneğini verir, ancak  dezavantajları ise cerrahi stres ve özellikle masraf olarak diğer biyopsi yöntemlerine göre tabiri caizse en babasıdır. Biyopsi alanından meydana gelebilecek bir kanama bu prosedürün potansiyel ve beklenebilir bir komplikasyonudur, bu nedenle pıhtılaşma testleri genellikle iğne biyopsisi veya cerrahi biyopsi yapılmadan önce yapılır.


Karaciğerle alakalı meydana gelen sarılık bazı enfeksiyon hastalıklardan kaynaklı olabilir (kedi lösemi virüsü, kedi enfeksiyöz peritoniti (FIP), mantar hastalıkları) bunların yanısıra neoplazi, karaciğer lipidozu (yağlı karaciğer) ve kolanjiyohepatitte bu nedenler arasında yer alabilir.


SAFRA KANALI TIKANIKLIĞI


Bir hayvanda  safra yolu tıkanıklığı varsa sarılık olma ihtimali yüksektir. Sarı rengi ciltte, ayrıca sklera (gözün beyaz kısmı) ve diş etlerinde kolayca görülebilir. Bununla birlikte, tıkanmanın mevcut olduğundan emin olmak için safra kesesi ve safra yollarının değerlendirilmesi gereklidir.


Safra kesesi ve safra kanalının değerlendirilmesi için ultrasonografi en doğru ve invaziv olmayan (yani dokuya girmeye gerek kalmadan) yöntemdir. Bu teknoloji, karaciğer, safra kesesi ve safra kanalına "bakmak" için ses dalgalarını kullanır. Eğer bu mümkün değilse, karaciğerin radyografileri (x-ışınları) alınmalıdır. Bununla birlikte, kedide safra tıkanıklığı için uygun bir şekilde değerlendirmek için keşif ameliyatı gerekebilir.


Safra yolu tıkanıklığının en yaygın nedenleri arasında pankreatit, travma, kanser, safra kesesi taşları, karaciğer fıtığı ve ciddi derecede kalınlaşmış safra bulunur.


TEDAVİ


Sarılık esasında tek başına bir hastalık değildir; başka mevcut olan hastalığın semptomlarından birisidir. Bundan dolayı kedide bulunan mevcut hastalığa göre tedavi uygulanır; yani tek bir tedavi yöntemi yoktur. Hastalık tespit edilip; hekim tarafından tedavi edilmeye başlandığında sarılık kendiliğinden kaybolur.


Sarılığın çözülmesi için temel, altta yatan hastalığın teşhisini yapmaktır. Uygun test yapıldığında, bu genellikle mümkündür. Ardından tedaviye başlanabilir.


Sarılığın prognozu (hastalığın ilerleyişi) altında yatan hastalıkla ilintilidir.


SONUÇ


Yukarıda bahsettiğim hastalıklardan kedide hangisinin mevcut olduğuna göre kedideki sarılık önlenebilir. Bazı vakalar mesela FIP gibi ölümcül olabilirken; bazı vakalarda mesela eğer rahim ağzı iltihabı gibi bir durum mevcut ise ilgili antibiyotik, vitamin, besin takviyesi ve en önemlisi kedinizi sürekli gözlem altında tutup ilgi göstermelisiniz.


Sarılık iştahsızlığa da sebep olabileceğinden beslenme şeklinizi veteriner hekimin önerisine göre uygulayın. Yemek yemedikleri zaman ağızlarına enjeksiyon yardımıyla sulandırılmış, çorba kıvamında özel formüllü mamalardan enjekte edebilirsiniz.


Çoklu ortamda bulunan kedilerde, özellikle yetiştirici veya evinde bir çok kedi bakan kişiler; sarılığı tespit ettiğiniz anda altta yatan hastalık bulaşıcı olma riski taşıdığından dolayı diğer kedilerden ayırmanızı ve ayrı bir ortamda tutmanızı öneririm.


VETERİNER HEKİM TAVSİYESİ DEĞİLDİR, BİYOLOG TAVSİYESİDİR!


KAYNAKLAR:


https://www.animalclinicatthorndale.com/pet-care-information-handouts/information-cat-owners/icteric-cat/

https://vcahospitals.com/know-your-pet/icterus-or-jaundice-in-cats

 

SAYGILARIMLA

Murat ÖZDEMİR

15:34
666